Bütünleme Sınavına Girecek Öğrencilerim

Bütünleme sınavı nasıl olacak diye soranlar: Vize-finali bile test şeklinde yapmayı kolay kolay tercih etmezken, bütünleme kesinlikle klasik olacak diyebilirim. İki sorudan oluşan bir sınav olacak ve hak eden geçecek. Zaten ders alanların yaklaşık %3 ya da %4′ünün bütünlemeye gireceği düşünülürse, bütünlemeye kalanların ne kadar zoru başardığı ortaya çıkacaktır. Başarılar dilerim. Çok iyi çalışan geçer, iyi çalışan kalabilir aklınızda olsun!!!

Bu duyuru benden ders alan tüm öğrencilere yöneliktir, bu yüzden bizim derste ne olacak diye sormayın!!!

Panda Dondurması Doğru Yolda mı?

Başta tezsiz yüksek lisans öğrencilerim olmak üzere tüm öğrenci arkadaşlar. Biri ulusal diğeri küresel iki marka karşısında rekabette yerlerde sürünen Panda dondurmanın ne yapması gerektiği konusunda fikri olan var mı? Yoksa hep yenilgiyi kabul etmiş bir şekilde yaşamaya mı devam edecek?

Not: Tezsiz yüksek lisans öğrencileri, kendi önerilerinizi (videoda belirttiğiniz süper fikirler için bu arada hepinize teşekkür ediyorum, fikirlerinizin %10′u bile hayata geçirilse panda çok çok farklı olurdu) düşünerek  bu uyuşuk pandayı değerlendirin

Kimdir Bu Ali Taran?

Çakar çakmaz çakan çakmak Tokai, Önce hüplet, sonra gümlet Caprisun, Ali Desiderolu Derby, Fatih Terimli Tadelle, Dıh dıh dıh, eyi günler Yapı Kredi, En güzel boya, en güzel kırmızı Filli Boya, Cem Yılmaz’la birlikte imza attığı Türk Telekom reklamları, Tamamen duygusal-Telsim, Banu Alkanlı İxir, Aganigi Naganigili Fındık, Artık çok oluyoruz-Mavi Jeans ve Cem Uzan ve Genç Arko traş kolonyası da onun projesidir. Kolonyayı başka bir şişenin içine koyup, ona da tıraş kolonyası der ve Arko traş kolonyası markasını çıkarır. Partiyi bir ürün gibi pazarlayarak %7,25 oy almasını sağlamış. Kendisi için sektörde “dahi-paragöz-geçimsiz-yaratıcı” gibi tanımlamalar yapılıyor.

1952 yılında Lüleburgaz’da doğan Ali Taran, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümündeki öğrenimini yarıda bıraktı. 1970 yılında reklamcılığa başladı. Pek çok ajansta (Göreme Reklam, Taran Reklam, Erta Reklam, Tivi Reklam, Delta Ajans, Ajans Ada, Cenajans, Link Ajans, Pars McCann, Birleşik Reklamcılar, Merkez Ajans ve Ali Taran Creative Workshop) metin yazarı ve kreatif direktör olarak çalıştı. Ali Taran kitap okumuyor, film izlemiyor, sinemaya tiyatroya konsere gitmiyor hatta müzik dinlemiyor.

Bu adam yanlış, bu adam kötü bir örnekse; nasıl oluyor da hazırladığı reklamlar “gelmiş geçmiş en başarılı reklamlar” listesinde oluyor?

Hayatında minibüse binmemiş, semt pazarına uğramamış veya maddi sıkıntı yaşamamış “Reklam Ajansı” sahipleri, B,C1, C2, D, E tipi müşterilerin dilinden anlar mı? Başarısız reklam projelerinin altında acaba bu entelektüel reklamcılar mı var?

İlk Ödülümüzü Aldık (Türkiye 3.)

RATEM tarafından 6. düzenlenen “Aklıma Bir Fikir Geldi” yarışmasında Üniversitemiz yüksek lisans öğrencilerinden Caner Sarıdağ  gazete-dergi afiş alanında Türkiye 3. olmuştur. Yaklaşık 1000 eserin katıldığı bu yarışmada, “bize kimse ödül vermez” diyen karamsarları her türlü etkinliğe en yüksek özgüvenle katılmaları konusundan teşvik edici başarısından dolayı kendisini tebrik ediyor, katılacağı uluslararası yarışmada başarılar diliyorum.

Kütahya’da Nerede – Ne Yenmez? (*)

Dumlupınar Üniversitesi’ni yeni kazanmış öğrenci arkadaşlar, nerede ne yenir? hangi yemeğin iyisi nerede yenir? müşteriye ilgi ve yaklaşım konusunda hangi satış noktaları iyidir? vb. sorulara cevap ararken, bu olası cevaplara yardımcı olabilmek adına; siz, öğrencilere sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği, kısa süreli atıştırma, yerel lezzetleri tatma, yalnızca tatlı türlerini deneme konularında hangi satış noktalarını önermezsiniz? Ya da bir başka deyişle hangilerinden uzak durmalarını önerirsiniz?

En Büyük Düşman – En İyi Arkadaş : “KREDİ KARTI” (*)

Ülkemizde ilk kez 1968 yılında kullanılmaya başlanan kredi kartı, günümüzde milyonları ilgilendiren bir ödeme aracı olarak ticari hayatta önemli bir yer tutmaktadır. Otomobil kullanmak için sürücü belgesi gerekirken, kredi kartı kullanabilmek için herhangi bir yeterlilik aranmamaktadır. Peki kredi kartı nasıl kullanılmalıdır? Bu konuda birkaç ipucu vermek gerekirse:
  • Aylık gelirin en fazla 1/3’üne kadar yapılan harcamalar, kredi kartını “ödeme aracı”, üstünde yapılan harcamalar ise kredi kartını “borçlanma aracı” olarak kullandığımızı gösterir
  • Kredi kartından çok çok çok gerekli olmadıkça “nakit avans” çekilmemesi gerekir. Nakit avans çekim komisyonu (örneğin 4-5 Lira) ve faiz (aylık örneğin 3-5 lira) ödemesiyle borç yükü hızla yükselmektedir.
  • Kredi kartından para çekip kredi borcunu ya da başka bir kredi kartı borcunu ödemek, kredi kartıyla altın alıp paraya çevirip kart borcunu ödemek, anlaşmalı marketlerde kredi kartı borcunu ödetip alışveriş yapmış gibi borç ödeme sonrasında kartından yüklü miktarda alışveriş yapmış gibi göstermek vb. sivri zekalı uygulamalara girmek borç yükünü hafifletmez, daha da ağırlaştırır.
  • Kıramayacağınız yakınınızla (anne, baba, sevgili, eş , kardeş, kanka, yeğen, dede vb.) bir yere giderken kredi kartını almakla almamak arasında 3000-5000 TL’lik küçük bir fark olabileceğini unutmayın
  • “2 ay erteleme”, “ödemeye 3 ay sonra başla” vb. sloganlı kampanyalar tüketicileri anlık alışverişler yapmaya ve sonuçlarını 2-3 ay sonra düşünmeye sevk etmek için kurgulanmıştır. 3 ay sonra lotodan zengin olacağınızı ya da maaşınızın 3 katına çıkmayacağını göz önünde bulundurarak alışveriş yapmayı deneyin
  • Kredi kartına ihtiyacı olmayan ev hanımı, öğrenci, işçi emeklisi vb. gruptaysanız kredi kartı almanız bile bile paraşütsüz yamaç paraşütü yapmak gibidir.
  • 1000 TL limitli bir kredi kartının asgari ödemeyle kart borcunun 11 yılda bitebildiği bilindiğinden, asgari ödeme yapıyorsanız kredi kartı ödemeyi anında bırakınız
  • “Asgari ödeme bir tuzaktır”, bir önceki maddeyi bir kez daha okuyun
  • İstenmeyen tüyler gibi bir de “istenmeyen kartlar” vardır. İstemediğiniz halde bankalardan gelen kartları kullanmayın. İhtiyacınız dışında cüzdanınızda bulundurduğunuz bir kredi kartı değil, bir el bombasıdır. Dolayısıyla cüzdanınızda patlamaya her an hazır olan bir el bombası bulundurmayın.
    Benim yukarıda sıraladığım birkaç uyarıya ek olarak sizin çevrenizde gördüğünüz ve bu yüzden ekleyeceğiniz bir madde var mı?

Markalı Giyinmeden Sonra Markalı Meyve-Sebzeler (*)

Anadolu grubu, Özgörkey Ailesi ve Cutrale ortaklığıyla 2009 yılında kurulan “Anadolu Etap” şirketi meyve suyu üretiminin yanı sıra, marketlerin raflarında “markalı” meyve satma işine girmeye karar vermiştir. Çoğu elma ağacı olmak üzere 10 milyon ağaca ulaşmayı hedefleyen ve iş modelini “Parçalanmış tarlaları birleştirerek geniş araziler üzerinde en son teknoloji ve tekniklerle modern tarım yapıp global tedarik zincirinin parçası olmak” şeklinde açıklayan Anadolu Etap’ın hedefi paketli (ambalajlı) ve markalı meyveleri pazara sunmak. Sizce bu iş modelinin başarılı olma şansı nedir? Günümüz tarım sektörü ve ilişkili meyve-sebze pazarında, tarlada 10 kuruş olan bir ürünün tüketiciye 1-2 liraya (%1000-%2000 komisyon ve aracılık bedelleri eklenerek) sunulduğu eski modelle karşılaştırdığınızda, yeni modelde tüketicinin kazançları ve kayıpları neler olacak?

ÜLKER de mi Harvard Aşığı? Harvard bir yatırım mı?

Ülker’in bağlı bulunduğu Yıldız Holding, toplum sağlığının geleceği için, dünyanın en köklü ve saygın bilim akademilerinden biri olan Harvard Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi’ne (Harvard School of Public Health – HSPH) yani Harvard Üniversitesi’ne toplum sağlığı İçin 24 Milyon Dolar (Eski parayla 55 Trilyon Lira) bağışta  bulundu.
Bu haberi okuyan bir kişinin yorumu ne olabilir?
Bu haberin ayrıntılarını da okuyan bir kişinin yorumu değişir mi? Ne kadar değişir sizce?
Siz, bu bağışı doğru buluyor musunuz peki???

BEKO logo değiştirdi=beko oldu (*)

1950′lerde Bejerano ile Vehbi Koç’un ortaklığı sonucu kurulan Beko, geçtiğimiz günlerde logosunu değiştirdi. İlk etapta büyük harflerin yerini küçük harflere bıraktığını ve ismin altına bir eğri şeklinde çizgi eklendiğini görebiliyoruz. Peki neler niçin değişti sizce? neden küçük harfler? neden eğri ve neden o açıda? Fondaki rengin tonu niye açıldı? Sizce yenisi mi eskisi mi daha iyi ve ilgi çekici? İyi mi oldu bu değişiklik kötü mü? Dünya markalarında sıkça gördüğümüz “logoda bilinçaltına mesaj verme” konusunda bir şey farkedebildiniz mi?